Program sorunu

CHP’nin yeni Genel Başkanı Özgür Özel’e eleştiriler daha konuşmasını bitirmeden başladı denebilir… Konuşmayı izleyen Strateji Uzmanı Nejat Eslen diyor ki:

“Özgür Özel konuşmasında;

Hamas’a gereksiz yere terör örgütü diyerek,

Filistinlilere uygulanan kıyımı arka plana atarak,

CHP zayıf olduğu için Türkiye’nin Doğu eksenine kaydığını ifade ederek;

Atlantik yapısına sıkı bir selam çakmıştır.

Küresel jeopolitik değişimi kavramadığını;

Veya kavrasa da Atlantik yanlısı davranacağını belli etmiştir…

ABD ve Atlantik güç kaybetmektedir.

Üstelik, hem Atlantikçi hem Atatürkçü olunmaz.”

***

Özgür Özel’e yönelik bir başka eleştiri Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nu PM listesine alması ve hapisteki Selahattin Demirtaş’a selam yollamasıydı.

CHP bunu neden yapıyor?

Yerel seçimde HDP oylarını çekmek için kuşkusuz…

Ve de bir ideolojik çizgiye ve programa sahip olmadığı için.

Programı olsa, orada hukuku ve adaleti savunsa, iktidar olduğu takdirde Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarını uygulayacağını bildirse, Demirtaş’a isim vererek selam göndermesine veya Tanrıkulu’na jest yapmasına gerek kalmayacaktı.

Aynı şekilde tüm partiyi kucaklayan bir program var olsa, dış politikada tutarsızlıklar meydana gelmeyecektir.

Bir program kurultayında tüm üyelerin katılımıyla yapılacak bir program, partiyi tutarlı bir çizgiye oturtacak, ilkeli bir parti yapacaktır.

Gündemin ilk sırasında program olmalı…

TERBİYE

Portekiz’de okul duvarına asılan velilere yönelik uyarı afişini bizim velilere de hatırlatmakta yarar var…

Bakınız ne

demiş okul yönetimi:

“Sevgili Veliler,

Hatırlatmak isteriz ki “Merhaba”, “Lütfen”, “Rica ederim”, “Özür dilerim”, “Teşekkür ederim” gibi ifadeler önce evde öğrenilir.

Yine dürüstlük, arkadaşa, yaşlılara ve öğretmenlere saygı ilk evde öğrenilir.

Temiz olmak, ağzında yiyecek varken konuşmamak ve düzenli olmak da önce evde öğrenilir.

Sorumluluklarını bilmek, eşyalarına ve değerlerine sahip çıkmak ve başkalarının eşyalarına el sürmemek yine evde öğrenilen şeylerdir.

Bizler okulda yabancı dil, tarih, coğrafya, fizik, kimya ve biyoloji gibi şeyler öğretiriz.

Unutmayın ki eğitim evde başlar!”

UMUDA YOLCULUK

Beklenen değişim bu muydu değil miydi?

Kötümserler, değişen bir şey yok, Kılıçdaroğlu gitti yerine onun her kararını onaylayan yardımcısı geldi, diyor…

İyimserler: En azından genel başkan değişti, diyor…

Böyle zamanlarda yeni gelene iyi şanslar dilenir, icraatı gözlenir.

Özgür Özel partiyi yenileme vaadini tutar, destekçisi Ekrem İmamoğlu da İstanbul Belediye Başkanlığı’nı tekrar kazanırsa işler tıkır tıkır yürür.

Eğer İstanbul tekrar kazanılamazsa İmamoğlu ile Özel arasında erken bir liderlik mücadelesi baş gösterir ki, sonu nereye varır bilinmez…

İstanbul ve diğer illerde başarı göstermek için CHP’nin önünde 4,5 aylık bir zaman dilimi var. Bu sürede çok şey yapılabilir. En büyük tehlike ise susuzluktur. Eğer barajlar kurumaya devam eder, susuzluk hayatı etkilerse rakiplerin elinde en büyük koz bu olur…

CHP’nin ilk hedefi yerel seçimdir.

PATRON

Patron yemeğe çıkarken ofisine bir poster asar:

“Ben buranın patronuyum! Unutmayın ve sınırlarınızı aşmayın!”

Patron yemekten döner ve masasının üzerinde bir not bulur:

“Eşiniz aradı, bağırıp çağırdı ve o posteri tekrar eve getirmenizi istedi.”

(Facebook’tan)

KOMİK

Müjdat Gezen’in hazırcevaplığına hayranımdır.

Bir gün polisler evini aramıştı.

Ertesi gün telefon açıp geçmiş olsun, dedim…

Yakındı:

– Yahu bu kadar da olmaz… Buzdolabının buzluğunu bile açıp kitap aradılar.

Ben domuzuna sordum:

– Peki buzlukta kitap buldular mı?

– Buldular… Kuzey Kutbu’nun Keşfi…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x