Denizcilik dünyası Düsseldorf’ta buluştu

Boot Düsseldorf, 1969 yılından bu yana kapılarını açmaya devam ediyor. Bu yıl ziyaretçi sayısının 250 bini aşması bekleniyor. Ben de Portekiz’deki seyahatimden İstanbul’a dönmeden direkt Almanya’ya uçtum.

THY’yi neden sevdiğimi (arada kızsak da) hatırladığım 3 saati aşan bir uçuşun ardından hemen fuardaki ilk adımlarımı attım. Dünyanın dört bir yanından, 67 ülkeden bin 500 katılımcı ve bin 100’e yakın bot, tekne şovun en önemli oyuncuları oldular. Bolca Türkçe’nin konuşulduğu fuarda, pandeminin getirdiği o sınırsız harcama etkisi yerini biraz daha pazarlık, fiyat sorgulama ve iyi araştırmaya bırakmıştı.

Hissiyatım ve yöneticilerden duyduğum bu. Devasa 17 hol, kapalı havuzlar, sörf havuzları, dikkat çekiyordu. Aklımda hep şu konu vardı; “Ucundan deniz gören Almanya, 3 tarafı denizlerle çevrili Türkiye…” Biraz içim burkulmadı değil.

Türk markaları gövde gösterisi yaptı

İtalyanların hemen yanında bir Türk markası Sirena vardı. Türkiye’nin en çok motoryat seri üretimi yapan markası Sirena, geniş bir model yelpazesiyle ve şık standıyla dünyanın her yerinden misafirleri ağırladı. Ben şaşırtıcı detaylara sahip 78 modelini gezdim. Ve bundan gurur duygum. Markanın 48 ile 88 arasında değişen model yelpazesine 42 ve 50 metreler de katılacak.

Dev iç mekânıyla ilgi odağı oldu

İtalyan markaların denizcilikteki şöhreti boşa değil. Stantları, şovları, yeme içme aktiviteleri ve fuar tasarımları… Azimut’un Magellano 60 modelini ziyaret etmeye giderken yanda hemen Sirena standını gördüm, ona birazdan değineceğim.

Azimut -Benetti Grubu patronu Giovanna Vitelli’nin şahsen ilgilendiği, test edip seyir yaptığı proje Magellano 60, fuarda farklı rengi, dev iç mekanıyla dikkat çekti. San Lorenzo ve Bluegame’in standları da yine en ilgi çekenler arasındaydı. SL90A, Bluegame’de BGX 63, BGX 54 ve BGX 73 modelleri vardı. Fairline Squadron 58, dünya prömiyerini yaptı.

Çevre ve sürdürülebilirlik etkisi arttı

Tıpkı otomotiv sektöründe olduğu gibi denizcilik de daha fazla sürdürülebilirlik konuşmaya başladı. Karina Grup Ortağı Murat Soydaş, Yeni Azimut Magellano 60 modelinin selef modellere oranla tüketimde neredeyse %40 daha verimli olduğuna dikkat çekti.

Karbon kullanımı, hibrit motorlar, bazı markalarda tam elektrikli denemeler, güneş enerjisini daha efektif kullanma ve tabii ki en önemlisi artan akaryakıt fiyatlarının bundaki etkisi büyük. Bu arada fuarın ev sahibi Messe Dusseldorf da özellikle çatılarındaki güneş enerjisi sistemiyle sürdürülebilirlik konusunda adımlar attıklarını da ifade ediyor.

280 euro taksitle yelkenli

Yine fuarda dolaşırken 280 euro taksitle yelkenliler görmek, ikinci elde 100 euroya SUP fiyatlarıyla karşılaşmak şaşırtmadı. Denizci olmanın aslında bu kadar da zor olmaması gerektiğini bir kez daha hatırladım.

Yani şöyle düşünün maaşı 3000-4000 euro olan oldukça normal standartlarda çalışan bir Alman vatandaşı maaşının belirli bir kısmını vererek rahatlıkla denize çıkabiliyor, oldukça kabiliyetli, şık yelkenlilerle deniz sevgisini tutkusunu yaşayabiliyor ve Almanya’da Hamburg harici deniz yok. Ağırlıklı tüm eğitimlerini göllerde nehirlerde alıyorlar.

Bunu iyi düşünmek gerekmez mi? Ülkeyi bir denizcilik cenneti haline getirmek için ve bunu devamlı kılmak için ne yapmak, daha ne yapmak, ne söylemek gerekir bilemiyorum? Gelecek yıl yine aynı yerden size fuar izlenimleri aktarmak dileğiyle…

Her saat başı açılan kapanan çıpa…

Türkiye’den tanıdığım Fabbro F45, her saat başı açılan kapanan çıpasıyla ve mavi gövde rengiyle ilgi çekti. Elektrikli çıpa açma kapama saatleri konusunda ufak teşvikim de bulunmuştur markaya. Türkiye’de daha önce duyduğum fakat hiç seyir yapamadığım Dromeas markasının da fuarda olduğunu gördüm. Bundan sonra da daha çok marka görmeyi ümit ediyorum.

Dikkat çekenler ve dalış merkezi

Princess V50, Prestige X60, Omikron OT60 dikkatimi çekti. Özellikle Omikron OT60, adeta bir loft daire gibi tasarlanmış. Yunan tersane, bakalım Türkiye’de neler yapacak. Saxdor 400 model ailesi, Merry Fisher 12.95, Sargo, yepyeni bir distribütörü olan Invictus ve yelkenli tarafında; Hanse, Jeanneau, Beneateau, Bavaria dikkat çekti. Fuarda dalış merkezi bile vardı.

Deniz oyuncakları, suplar, su jetleri de gerçekten inanılmaz ilgi çekti. Yine dikkatimi çeken bir diğer motoryat da Wallypowe50 oldu. Markanın tasarım felsefesini her haliyle yansıtan model Luca Bassani imzalı. İkiz Volvo Penta IPS ile 30 knot seyir yapabiliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x